
Kültepe Kayseri’de bulunan ve Kaniş Harabelerinin bulunduğu bir antik kent ve ören yeridir.2014 yılından bu yana Türkiye’deki Dünya Mirası Alanları Geçici listesindedir. Ayrıca Hitit dilinin en erken izleri ile birlikte, M.Ö 20.yy’da tarihlenen yazılı buluntularla, Hint-Avrupa dil ailesinin en eski izleri keşfedilmiştir.Kayseri il merkezinin 20-21 km kuzeydoğusunda merkeze bağlı Karaev ya da Karahöyük, yeni adıyla Kültepe Köyünün hemen güneyindedir. Arkeoloji yayınlarına, uzaktan görünümüyle Kül rengi bir tepe olması nedeniyle Kültepe adıyla girmiştir. Yakın çevrede ise Karahöyük olarak bilinmektedir. Höyük günümüzde 20 metre yükseklikte 550x500 metre boyutlarında bir tepeyerleşimidir.19.yy sonlarından itibaren büyük bir tahribat görmüştür. Tahsin ÖZGÜÇ başkanlığındaki kazıların başlamasıyla koruma altına alınmıştır.
Anadolu’daki en eski yazılı belgeler, 1800’lü yıllarda burada ortaya çıkarıldı. Eski Assurca çivi yazısı metinlerin çözülmesi ve 1948’de başlayıp halen devam eden arkolojik kazılar sayesinde, Hititler öncesinde Anadolu’nun siyasi yapısı, Kültepe ve Kültepe’nin yakın civarında koloni kurmuş olan Assurlu tüccarların varlığı ve günlük hayata dair bilgiler aydınlanmaya başladı.
Kazılarda ortaya çıkarılan buluntularla M.Ö 4 bin yıl başından Roma Dönemi’ne kadar yerleşim olduğu anlaşılmaktadır. Arkolejik ve tarihsel olarak en önemli yerleşim Asur Ticaret Kolonileri Çağı’ndaki adıyla Kaniş’tir. Tahsin ÖZGÜÇ’ün 1948 yılından bu yana yürüttüğü kazılarda ortaya çıkarılan Asur çivi yazılı tabletlerden sadece Anadolu Medeniyetleri Müzesinde ve Kayseri Arkeoloji müzesinde 18 binin üzerinde bulunmaktadır. Genel olarak “Kapodokya Tabletleri olarak bilinen bu tabletlerden British Museum, Lauvre Müzesi ve Amerikan müzesinde çok sayıda tablet bulunmaktadır.
Kazılarda ortaya çıkarılan kil tabletler ve diğer buluntulardan M.Ö 19-17 yy’lar arasında Mezopotamya ile Anadolu arasındaki zengin ticari ilişkileri ortaya koymaktadır. Bu haliyle İç Anadolu’daki birkaç önemli yerleşmeden biri olarak görülür. Bu ticari ilişkilerin M.Ö 3 bin yılın ikinci yarısında, yine zengin bir Hatti Kenti olduğu dönemde ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Kültepe, Kızılırmak güneyi için Erken Tunç Çağı’nın tüm evleri ile Erken Tunç Çağı’ndan orta Tunç Çağı’na geçişi açıklayan çok değerli bilgiler sunan bir yerleşmedir.
Anadolu insanı okuma-yazmayı ilk kez Kültepe’de öğrenmiştir. Dünyada ilk kez Sümerler tarafından M.Ö 3200 yıllarında yaygın olarak kullanılan yazı, ticari ilişkiler sonucu ancak M.Ö 2 bin yılın başlarından itibaren Anadolu’da Kullanılmaya başlamıştır. Şimdiye kadar yapılan Kültepe Kazılarında bulunan 23 bin 500 civarındaki tablet, tüm yakın Doğudaki en büyük koleksiyonlardan birini oluşturmaktadır.
Tüccarların evlerinde, tüm ekonomik faaliyetlerinin yazılı olduğu belgelerin ve ticari eşyaların saklandığı arşiv odaları vardır. Tabletler bu adalarda çömleklerde, sepetlerde çuval veya raflarda korunmuştur. İş mektupları ve borç senetleri, tabletler arasındaki en büyük grubu oluşturmaktadır. Mahkeme tutanakları, çeşitli kayıt ve listeler sık rastlanan belgelerdir. Daha az sayıda olmak üzere evlenme, boşanma, evlatlık alma ve miras gibi aile hukukunu ilgilendiren belgelerle köle, ev, tarla satış senetleri de bulunmaktadır.
Erciyes Koleji Sosyal Bilgiler Zümresi
Not: Kuşaklar Buluşması Projesi Erciyes Kolejine özgün bir çalışma olarak ortaokul sosyal bilgiler zümresi ve öğrencileri tarafından 2016 yılından itibaren gerçekleşmektedir. Bu projenin videolu anlatımını öğrencilerimizin yorumuyla izlemek için tıklayabilirsiniz.